Verification: baae6f454520cf07

Kartal Belediyesi / Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi Sinema Programı / Ocak 2018

Doğrusu izlemek ve okumak... Ama bir film olur, gereklidir, anlatır...

 

 

 

Thomas Edward Lawrence, 16 Ağustos 1888 tarihinde İngiltere‘nin Kuzey Galler bölgesinde dünyaya geldi. Oxford Üniversitesi mezunu bir arkeologdur. 1916-1918 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu‘na karşı yürütülen Arap isyanında, İngiliz irtibat subayı olarak görev yaptı. Bu dönemde Arabistanlı Lawrence adıyla tanındı.

 

İngilizlerin Orta Doğu’ya yayılma siyaseti istikametindeki faaliyetlerine katılıp, 1910 yılında Türkiye‘ye geldi. Fırat Nehri kıyısında arkeolojik araştırmalar adı altında, Zeugma‘da kazı yaparak bilgiler topladı.

 

Mezopotamya, Suriye, Filistin ve Mısır‘ı gezip, İslam adetlerini öğrendi. Daha sonra İngiltere'ye dönerek 1911 yılında Oxford’da doktorasını verdi. Ardından yeniden Orta Doğu’ya döndü. Adalet ve barışın hüküm sürdüğü bu topraklardaki Arapları, Osmanlı Devleti'ne karşı kandırıp kışkırttı. Arapların bir çoğu, Osmanlı ve Avrupalı devletlerin hakimiyetine karşı verdikleri özgürlük mücadelesine katkılarından dolayı(!) onu bir halk kahramanı olarak kabul etmektedirler.

 

İngilizler Lawrence'ı büyük savaş kahramanlarından biri olarak kabul etmektedirler. Lawrence, yaşadığı bu dönemi, 1926 tarihli ''Bilgeliğin Yedi Sütunu'' (Seven Pillars of Wisdom) adlı otobiyografik eserinde anlatmıştır. Kitabında gerçekle hayali karıştırmaktan zevk aldığı aşikardır. Kitabında süslü bir anlatımla dile getirdiği iddiaların bir kısmı sonradan yalanlanmış ve aksi ispat edilmiştir. Türkler hakkında küçük düşürücü bir dil kullanmış, hatta tecavüze uğradığını iddia etmiştir. Daha sonradan bu iddia da yalanlanmış ve çürütülmüştür.

 

Thomas Edward Lawrence, I. Dünya Savaşı başladığında İngiliz ordusunda yüzbaşı rütbesiyle görev aldı. İlk tayin yeri olan Kahire‘de İngiliz Askeri Haberalma Servisi için çalıştı. Ekim 1916’da, Arap milli faaliyetlerini rapor etmesi için çöle gönderildi. Vazifesi, İttifak Devletleri safında harbe sokulan Osmanlı Devleti hakimiyetindeki Arap ülkelerinde isyan çıkartmaktı.

 

Yüzyıllardır Osmanlı hakimiyetinde huzur ve barış içinde yaşayan Araplara, kavmiyetçiliğin dini bağlardan daha önemli olduğu propagandasını yaptı.

 

Arap liderleriyle görüşüp, onları Osmanlı Devleti'ne karşı isyana teşvik etti. Mekke şerifi Hüseyin bin Ali’nin oğlu Emir Faysal komutasındaki düzensiz birliklerle birlikte Osmanlı ordusuna karşı gerilla mücadelesi verdi. Arapları, Medine‘deki Osmanlı muhafız birliklerini şehirden çıkarmamaları konusunda ikna etti. Abdülaziz bin Sü’ud’a, İngiltere’den büyük miktarda para, silah, cephane, teçhizat ve levazım malzemesi sağladı.

 

Böylece Araplar, Türk kuvvetlerinin Hicaz’a malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptıkları saldırılara ağırlık verebildiler. Osmanlı askerleri de hem şehri hem de demiryolunu savunmak ve tamir etmek zorunda kalarak oyalandılar. Lawrence, Akaba ve Şam’ın işgalinde önemli rol aldı. İsyancı Arapları Yemen, Filistin ve Irak cephelerinde İngilizlerin safında yer aldırttı.

 

Araplarla geçirdiği süre zarfında, gelenek ve yaşantılarına adapte oldu. Deve ile seyahat edip, sıkı bir dostluk kurduğu Prens Faysal’ın hediye ettiği yerel kıyafetleri giymeye alıştı. Arap alemini Osmanlılardan ayırıp, İngiltere’nin sömürgesi haline getirdi. I. Dünya Savaşı’nın sonlarında İngiliz hükümetini, Arapların bağımsızlığının İngilizlerin yararına olduğuna ikna etti.

Facebook'da Paylaş
Twitter'da Paylaş"
Please reload

RSS Feed
Son Yazılar...
Please reload

Kategoriler...

T.i Film Gösterim Ltd. Şti.

 Tayfun Sümer

0532 638 4043

19 Mayıs Mah. Bayar Cad.

No:30 / 30EB 

Kozyatağı-Kadıköy-İstanbul

Tel: 0216 343 63 90

tayfunsumer@tifilmgosterim.com

  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon
  • YouTube - White Circle
  • Google Rehber - Beyaz Çember

© 2017 TiFilm Gösterim Limited Şirketi